Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı ile ABD’de büyümenin ivme kaybetmesi ve enflasyonun yavaşlaması fiyatlarda oynaklığı artırırken Orta Doğu’daki gelişmeler Brent petrolde sert dalgalanmalara yol açtı.

Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Kararın 3’e karşı 9 oyla alınması ve 3 üyenin 25 baz puanlık faiz artırımını desteklemesi, Bankanın bundan sonraki adımlarına ilişkin belirsizlikleri artırdı.

Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın ardından düzenlenen basın toplantısında, Fed’in fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılığını yineleyerek yüzde 2’lik enflasyon hedefinde herhangi bir yumuşamanın söz konusu olmadığını söyledi.

Fed içindeki görüş ayrılıkları ve enflasyonla mücadelede izlenecek yola ilişkin belirsizlikler artarken, uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi.

Bu gelişmelerin ardından ABD ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,5 büyüyerek ilk çeyrekteki yüzde 2,1’lik büyümenin altında kalması, ekonomik faaliyetin ivme kaybettiğine işaret etti.

Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın haziranda yüzde 4,1’den yüzde 3,7’ye gerilemesi ise eylül toplantısına ilişkin faiz artırımı beklentilerini zayıflattı.

Böylece dolar ve tahvil faizlerindeki dalgalanma değerli metal fiyatlarında oynaklığı artırırken ekonomik faaliyete ilişkin endişeler sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.

Analistler, Fed kararı öncesinde yüzde 81’e kadar çıkan eylül toplantısındaki faiz artırımı ihtimalinin, kararın ardından yüzde 65 civarına gerilediğini belirtti.

Zayıflayan büyüme görünümü ile kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın yavaşlamasının Fed’e beklemek için alan açtığını ifade eden analistler, buna karşın 3 üyenin faiz artırımını desteklemesi ve enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunması nedeniyle faiz artırımı ihtimalinin gündemde kalmaya devam ettiğini kaydetti.

Bu gelişmelerin yanı sıra hafta başında Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılara geçici olarak ara verilmesi, müzakere beklentilerini güçlendirerek petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azaltırken, hafta sonunda saldırıların yeniden başlaması enerji piyasalarındaki oynaklığın sürmesine neden oldu.

Değerli metallerde ABD'deki veriler etkili oldu

Değerli metallerde dolar ve tahvil faizlerindeki hareketler ile Fed’in para politikasına ilişkin değişen beklentiler belirleyici oldu.

Fed’in politika faizini sabit tutmasının ardından gerileyen değerli metaller, ABD’de büyümenin ivme kaybetmesi ve enflasyon göstergelerinin yavaşlamasıyla gelen alışlarla toparlandı.

Buna karşın, Fed üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş altın ile gümüş fiyatlarını baskıladı. Dolar endeksinin haftanın son işlem gününde toparlanması da bu baskıyı artırdı.

Platin ve paladyum ise değerli metal grubundan pozitif ayrıştı.

Bu gelişmelerin yanı sıra küresel altın ve değerli metal fonlarına 29 Temmuz’da sona eren haftada giriş görülmesi, değerli metallerdeki kayıpların sınırlanmasına yardımcı oldu.

Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar platinde yüzde 3,5 ve paladyumda yüzde 2,7 artarken, gümüşte yüzde 0,9 ve altında yüzde 0,3 geriledi.

Baz metallerde de karışık seyir öne çıktı

Baz metallerde Çin ekonomisine ilişkin talep endişeleri ile bakır stoklarındaki azalışın yarattığı arz sıkışıklığı fiyatlamaları ayrıştırdı.

Çin’de resmi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin temmuzda 50,3’ten 49,2’ye düşerek yeniden daralma bölgesine geçmesi, sanayi emtialarına yönelik talep endişelerini artırdı.

Buna karşın bakır fiyatları, küresel piyasalardaki kullanılabilir stokların azalmasıyla yükseldi.

Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’ndaki bakır stoklarının mart ayındaki 433 bin 458 tonluk zirveden 69 bin 610 tona gerilemesi fiyatları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıktı. Çin’in ithalat iştahını gösteren Yangshan bakır priminin ton başına 115 dolarla dört yılın en yüksek seviyesine çıkması da talepteki toparlanmaya işaret etti.

Londra Metal Borsası’nda teslimata hazır bakır stoklarının azalması, rafine metal arzındaki sıkılığa yönelik endişeleri artırdı. ABD’de olası bakır ithalat tarifelerinin yarattığı fiyat farkı nedeniyle bakırın küresel depolardan Amerikan piyasasına yönelmesi de Londra ve Şanghay piyasalarındaki kullanılabilir arzı daralttı.

Çin’in resmi imalat sanayi göstergesinin haftanın son işlem gününde daralma bölgesine geçmesi ise sanayi talebine ilişkin endişeleri artırarak bakırdaki yükselişi sınırladı.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada tamamlanan hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 2,9, çinkoda yüzde 1,2 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken kurşunda yüzde 0,7 ve nikelde yüzde 0,3 geriledi.

Enerji grubunda haftalık bazda düşüş görüldü

Enerji grubunda Orta Doğu’daki gelişmeler, üretici ülkelerin arz politikalarına ilişkin beklentiler ve ABD’nin stok verileri öne çıktı.

Brent petrol fiyatlarındaki düşüşte, hafta başında ABD ile İran arasındaki saldırılara ara verilmesi etkili oldu. Bu gelişme müzakere beklentilerini güçlendirerek petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azalttı.

OPEC+ grubunun eylül ayı üretim hedefini günlük yaklaşık 188 bin varil artırabileceğine ilişkin beklentiler de fiyatları baskıladı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ülkedeki stratejik petrol rezervleri hariç ticari ham petrol stokları 24 Temmuz’da sona eren haftada 7,2 milyon varil azalarak 404,5 milyon varile geriledi. Stoklardaki düşüş ve Orta Doğu’daki saldırıların yeniden başlaması, Brent petroldeki kaybı sınırladı.

Doğal gazda yüksek üretim, bazı bölgelerde daha serin hava beklentileri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat tesislerine yönelen akışların azalması fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

Depolardaki gaz miktarının beş yıllık ortalamanın üzerinde bulunması da düşüşte etkili oldu. Doğal gaz stoklarının piyasa beklentilerinin altında kalarak 28 milyar fit küp artması ise kayıpların büyümesini engelledi.

Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,6, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı da yüzde 0,7 geriledi.

Tarım emtialarında karışık seyir izlendi

Tarım emtialarında ABD’nin üretim bölgelerine yönelik hava tahminleri, ürün gelişim verileri, hasat beklentileri ve ihracat talebi fiyatlamalarda etkili oldu.

Buğday, soya fasulyesi ve mısır fiyatları, ABD’nin Orta Batı bölgesine yağış getirecek hava tahminleri ile yüksek küresel arz beklentilerinin etkisiyle geriledi.

ABD Tarım Bakanlığının haftalık raporunda mısır ve soya fasulyesinin iyi ve mükemmel durumdaki payları geriledi. Buna karşın, ürünlerin gelişiminin beş yıllık ortalamanın ilerisinde olduğu görüldü.

Buğdayda ABD kışlık hasadının yüzde 81’e ulaşarak beş yıllık ortalamanın üzerinde seyretmesi ve küresel arzın yüksek kalacağı beklentisi fiyatları baskıladı. Rusya ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar ile Karadeniz’deki sevkiyat aksamaları ise düşüşü sınırladı.

Pamuk fiyatları, güçlü yeni sezon ABD ihracat satışları ve vadeli piyasalardaki teknik alışlarla yükseldi.

Gana Kakao Kurulunun gelecek sezon üretiminin en az yüzde 16 azalabileceği yönündeki tahmini fiyatları destekledi. Malezyalı kakao işleyicisi Guan Chong’un tesislerini 2026’da yaklaşık yüzde 90 kapasiteyle çalıştırmayı beklediğini açıklaması da talep görünümüne ilişkin iyimserliği artırdı.

Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 5,2, mısırda yüzde 4,9 ve pirinçte yüzde 0,1 geriledi.

ABD merkezli Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 2,1 artarken şekerde yüzde 0,3 ve kahvede yüzde 0,1 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 0,3 yükselişle tamamladı.