Merkez Bankası Para Politikası Kurulu politika faizinde yalnızca bir puanlık bir indirime gitti. Haftalık repo ihale faiz oranı yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. Diğer faizlerde de birer puanlık indirim yapıldı ve gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirildi.

Piyasadaki genel beklenti indirimin iki puan olacağı yönündeydi. Temkinli yaklaşanlar ise bir buçuk puanlık bir indirime işaret ediyordu.

Gerçi Merkez Bankası’nın hiç indirim yapmaması gerektiğini dile getirenler de yok değildi. TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, 2026 enflasyon hedefi sabit tutulacaksa faizin indirilmemesi gerektiğini, yok eğer enflasyonda yüzde 20-25 arasına razı olunmuşsa bir buçuk puanlık bir indirime gidilebileceğini ocak ayı raporunda bir kez daha vurgulamıştı.

Karar neyin habercisi?

Piyasa genel olarak iki puanlık indirim beklerken Merkez Bankası’nın bir puanla yetinmesinin neyin habercisi olduğu açık. Zaten bunun işaretini geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da vermişti.

Ne demişti Fatih Karahan:

“Ocak ve şubat aylarında enflasyon dalgalı seyredebilir.”

Ekonomi yönetiminden bir isim, hele hele Merkez Bankası Başkanı enflasyonun dalgalı seyredebileceğini söylüyorsa, bu “dalgalanma” yukarı doğru olacaktır. Enflasyonun tahmin edilenden düşük gerçekleşeceği bekleniyorsa bu dalgalanma olarak ifade edilmez ve doğrudan “enflasyon müjdesinden” söz edilir.

Metne de yansıdı

Merkez Bankası’nın PPK toplantı metninde de ocak ayındaki enflasyonun yüksek geleceğine dönük çok açık ifadeler var. Bakalım metne:

“Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir.”

Merkez Bankası daha ne desin!

  • Ocak ayı enflasyonu gıda öncülüğünde yüksek gelecek.
  • Ana eğilim de artacak ama sınırlı bir artış ortaya çıkacak.
  • Talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği destek sürüyor ama bu destek azalıyor.

Oysa daha bir ay önceki PPK toplantısından sonra ne deniliyordu:

  • Kasım ayında tüketici enflasyonu gıda fiyatlarındaki gelişmelerle beklenenden düşük gerçekleşmiştir.
  • Enflasyonun ana eğilimi eylül ayındaki artıştan sonra ekim ve kasım aylarında bir miktar gerilemiştir.
  • Son çeyreğe ilişkin öncü göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğüne işaret etmektedir.

Rüzgar tersine döndü

Aralıktan ocak ayına geçişte PPK metinlerine de yansıdığı gibi enflasyona ilişkin kaygılar biraz daha depreşmiş ve rüzgar tersine dönmüş gibi görünüyor.

Merkez Bankası faizdeki indirimi bir puanda tutmakla enflasyonun öyle sanıldığı gibi hızlı bir gerileme göstermeyeceğini kabullendiğini belirtmiş oluyor. Kaldı ki bu zaten açıklama metninde de dile getiriliyor.

Merkez Bankası ayrıca yüzde 16’lık yıl sonu hedefinde kalmanın çok zor olacağını tabii ki görmekle birlikte bu oranda ısrarcı olacağını da örtülü biçimde ifade ediyor.

Şimşek-TCMB ayrışması

Şu durumda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası yönetimi enflasyon hedefi konusunda hadi ters düşüyor demeyelim de, biraz ayrışıyor.

Maliye Bakanı Şimşek Londra’da 2026 enflasyonunun yüzde 19 olacağını açık açık söyledi. Gerçi zaten hedef olarak 16 yerine 20’nin altı denilmeye çoktan başlanılmıştı. 20-25 arası bir enflasyon hedefi, Merkez Bankası’nın elini bir anlamda rahatlatır ve faiz indirimi biraz daha yüksek olabilirdi. Oysa Merkez Bankası indirimi bir puanla sınırlayarak örtülü biçimde “Ben 16 için mücadele edeceğim; başarırım, başaramam ama mücadele edeceğim” demiş oldu.

Diğer bölümler aynı

Para Politikası Kurulu metninin diğer bölümleri noktası, virgülüne kadar aynı. Artık o cümleleri ezberledik zaten. Ama şu iki cümleyi hep önemsemek ve bunlar metinden çıkarsa ya da çıktığında önemli değişikliklerin eşiğinde olunduğunu düşünmek gerekiyor:

  • Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
  • Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com