Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğinde yaptığı konuşmaya katılımcıları selamlayarak başladı.

Medeniyetlerinin cümle kapısı olan aziz İstanbul'da Sıfır Atık Forumu'nun kapanışında katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden forumu teşrif eden konuklara "Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, "Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum." diye konuştu.

İki gün önce idrak edilen "Dünya Çevre Günü" ile 7 gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirilen "İstanbul Sıfır Atık Haftası"nı canıgönülden tebrik ettiğini belirten Erdoğan, hem çocukların hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran festival ile serginin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni etti.

“Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını, 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğunu dile getirerek, "Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere, 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir." değerlendirmesini yaptı.

Forumun bir diğer özelliğinin de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalar değil somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanması olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Gerek kapsamı gerek metodu gerekse mahiyeti itibariyle Sıfır Atık Forumu'nun, var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının 'Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi' olarak, sıfır atık şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.

“İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur”

Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğinde konuşan Erdoğan, "İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkar edilemez bir hakikattir." dedi.

Bu problemlerin etkisinin enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedildiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade, iklim krizi olarak ele almamız inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis, meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem de davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz.”

Erdoğan, dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekün teşkil eden diğer bölümünün açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ettiğini vurgulayarak, "İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulabilmek için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor." diye konuştu.

“Dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'nın yayınladığı rapora göre, şu anda dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuğun açlığın pençesinde kıvrandığı ifade ederek, "1 yıl içerisinde üretilen gıdanın üçte biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir." ifadelerini kullandı.

Atık sorununun da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan'ın forumun açılışında gündeme getirdiği, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki 'çöpten kıta' sorununun hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalmak bir yana daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023'te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının, eğer önlem alınmazsa 2050'de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor." şeklinde konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyor, çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyor, iklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017'de eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022'de Türkiye'nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada, 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu.”

“2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sıfır atık hareketiyle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025'te yüzde 37,53'e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranı 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise inşallah yüzde 70'e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi'ni, 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür eden Erdoğan, forumun hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gala yemeğinde eşi Emine Erdoğan da eşlik etti.

"Mevsimlerle Türkiye" adlı kısa filmin izlendiği programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da bir konuşma gerçekleştirdi.

Programda, Sıfır Atık Hareketi ve forumun vizyonuyla ilgili video gösterimi de yapıldı.