Emtia piyasalarında çarşamba günü farklı yönlerde hareketlilik yaşandı. Demir cevheri, Çin'de zayıflayan talep endişeleri ve yüksek ithalatın baskısıyla gerilerken, bakır rekor seviyelerin ardından kâr satışlarıyla düştü. Altın ise zayıf dolar ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin desteğiyle yükseldi. Piyasaların odağında ABD'den gelecek enflasyon verileri bulunuyor.
Demir cevherinde Çin baskısı
Demir cevheri fiyatları, Çin'deki talep endişeleri ve yüksek ithalatın etkisiyle dört seanslık yükseliş serisini sonlandırdı. Çin'in Dalian Emtia Borsası'nda en aktif demir cevheri kontratı yüzde 0,61 düşerek ton başına 735,50 yuana geriledi. Kontrat, salı günü 745 yuan ile son altı haftanın en yüksek seviyesini görmüştü.
Singapur Borsası'nda ekim vadeli demir cevheri de yüzde 1,16 değer kaybederek ton başına 99,85 dolara indi.
Bazı çelik üreticilerinin daralan kâr marjları nedeniyle üretimi azaltma planları da piyasadaki talep endişelerini güçlendirdi. Danışmanlık firması Mysteel'in verilerine göre, Sichuan eyaletindeki dört inşaat çeliği üreticisi, eylül-aralık döneminde arz ve talebi dengelemek amacıyla üretimi toplam 680 bin tona kadar azaltmayı planlıyor.
Üretim kesintilerinin sınırlı kalmasına karşın, zayıf talep ve düşük kâr marjlarının daha fazla çelik fabrikasını üretim azaltmaya yöneltebileceği ve bunun demir cevheri talebini aşağı çekebileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan temmuz ayında yaşanan tayfunların gümrük işlemlerini aksatması nedeniyle ağustosta Çin'in demir cevheri ithalatının beklenenden yüksek gerçekleşmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Analistler, kısa vadede tatil öncesi stok yenileme beklentisinin fiyatları destekleyebileceğini, ancak arz fazlasının orta vadede aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirtiyor.
Bakırda rekor seviyelerin ardından kâr satışı
Bakır fiyatları da yatırımcıların son yükselişlerin ardından kâr satışına yönelmesiyle geriledi. Pound başına yaklaşık 6,67 dolara düşen bakır, hafta başında tarife belirsizliği ve küresel arz sıkışıklığının etkisiyle rekor seviyelere yükselmişti.
ABD'deki tarife politikalarına ilişkin belirsizlik sürerken, New York Comex'teki bakır vadeli işlemleri yüksek primini koruyor. Bu durum, piyasalar arasındaki fiyat farklarından yararlanılmasına yönelik arbitraj fırsatlarını canlı tutuyor.
Arz tarafında ise Güney Amerika'daki önemli üreticilerde yaşanan operasyonel sorunlar üretim ve ihracatı baskılarken, veri merkezleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrik şebekelerinden gelen güçlü talep küresel bakır piyasasında arz endişelerini artırıyor.
Çin'de imalat faaliyetleri açısından geleneksel olarak güçlü kabul edilen döneme girilmesiyle birlikte talebin önümüzdeki dönemde toparlanması bekleniyor.
Altın güvenli liman talebiyle yükseldi
Altın fiyatları ise zayıf dolar ve Orta Doğu'da artan jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesiyle yükseldi.
Spot altının ons fiyatı yüzde 0,4 artışla 4.372,19 dolara çıkarken, ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,5 gerileyerek 4.416 dolar seviyesinde işlem gördü. Doların zayıf seyri, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi.
Piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni sinyaller verecek ekonomik verileri bekliyor. Perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), cuma günü ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) açıklanacak.
OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, kısa vadede altın piyasasında yükseliş ve düşüş beklentilerinin mücadele ettiğini belirterek, TÜFE verisi açıklanana kadar dalgalı seyrin devam edebileceğine işaret etti. Daha şahin bir Fed beklentisinin altın üzerinde baskı yaratabileceğini belirten Wong, zayıf dolar ve bütçe açıklarına ilişkin endişelerin ise fiyatları desteklemeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Öte yandan Orta Doğu'da artan gerilim, yatırımcıların güvenli liman varlıklara yönelmesini destekleyerek altın fiyatlarına yukarı yönlü katkı sağlıyor.
Böylece emtia piyasalarında çarşamba günü demir cevherinde Çin kaynaklı talep baskısı, bakırda kâr satışları, altında ise güvenli liman talebi öne çıktı. Piyasaların kısa vadeli yönünde ise Çin'den gelecek talep sinyalleri ile ABD enflasyon verileri belirleyici olacak.





