Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğinde, "Türkiye'nin Katılım Finans Vizyonu: Sürdürülebilir Büyüme, Dijital Dönüşüm ve Yeni Yatırım Modelleri" temasıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenleniyor.

Zirvenin açılışında konuşan Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her platformda yaptığı "Daha adil bir dünya mümkün" çağrısı konusunda bütün aktörlere ve şahıslara bir rol düştüğüne inandığını ifade etti.

Dağlıoğlu, burada bulunan topluluğun da özellikle finans ve iş dünyası adına önemli bir misyonu üstlendiğini düşündüğünü belirterek, bu bağlamda Anadolu Ajansına ve TKBB'ye bu toplantıyı düzenledikleri için teşekkür etti.

Sektörün tüm oyuncularının da bankalar ve katılım bankaları tarafında sponsor olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, böyle kapsayıcı bir etkinliğin önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Dağlıoğlu, katılım finansta dünyada 4 trilyon dolarlık bir büyüklükten bahsedildiğine işaret ederek, "Bu, dünyanın toplam finans sistemi içinde maalesef yüzde 1 civarında bir paya tekabül ediyor. Türkiye'deki katılım finans sektörünü büyüteceğiz ama özellikle uluslararası işbirliği fırsatlarıyla bu sektörü dünyada büyüterek Türkiye'deki pastayı da büyütebileceğimize inanıyoruz. Bu bağlamda birinci değineceğim konu, uluslararası heyet çalışmalarımız. Körfez'e giden, Körfez'den gelen çok heyetimiz var ama son bir yılda özellikle TKBB ile işbirliği halinde yaptığımız dört ziyaret var. Birincisi İngiltere'ye yapıldı, sonrasında Azerbaycan'a yapıldı yaklaşık 12 farklı kurumdan 21 katılımcıyla. Daha sonrasında Malezya ve Endonezya'ya gidildi, yaklaşık 46 kurumdan 60 küsur katılımcıyla gidildi. Bunların hepsinin karşılıklı işbirliklerini geliştirmek adına kıymetli ziyaretler olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.

"Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi ile amacımız Türkiye'yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırmak"

Dağlıoğlu, ikinci konu olarak, Global Islamic Economy Summit'i (Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi) gerçekleştirdiklerini belirterek, amaçlarının Türkiye'yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırmak olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, çevre ülkelerdeki bütün katılım finans oyuncularını Türkiye'ye davet ederek, uluslararası gündemleri Türkiye'de değerlendirerek bu sektörün gelecek yıllara dair ajandasını da şekillendirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Bu yılki başlıklarının "İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması" olacağını ifade eden Dağlıoğlu, bunu haziran ayının ilk haftasında İFM'de düzenleyeceklerini söyledi.

Dağlıoğlu, bir diğer önemli konunun, özellikle akademiden ve iş dünyasından çok duydukları "veri" konusu olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Akademik çalışmalarda da iş dünyasının yaptığı çalışmalarda da maalesef katılım finansa dair veriye erişmede bir handikap olduğunu çok sıklıkla duyuyoruz. Burada da İbn Haldun Üniversitesi, Türkiye Varlık Fonu ve İFM ile de işbirliği yaparak dijital bir altyapı sağlamayı hedefliyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemlerde daha somut ilerlemelerini sizlerle paylaşıyor olacağız. Kamu kurumlarımızın bu platforma veri sağlaması ve bu sektörün hem akademik boyutuyla hem de iş fırsatlarını daha fazla değerlendirmek adına veri analiz etmesinin gerekli olduğunu hepiniz takdir edersiniz diye düşünüyoruz, inşallah bu alanda da işbirliğine devam edeceğiz.”

"Katılım finans farkındalığını artırmak için işbirliği yapmak istiyoruz"

Burak Dağlıoğlu, finansal okuryazarlık boyutunun önemine de değinerek, kendileri ne kadar katılım finansı anlatsa da farkındalığın zayıf olduğunu gördüklerini söyledi.

Dağlıoğlu, "SPK'nin yürüttüğü çalışmalarda katılım finans müfredatının olmadığını fark ettik, bunu oluşturduk. İnşallah bu alanda hızla ilerliyoruz. Farklı işbirliği alanları da tespit ettik, sizlerle de bu finansal okuryazarlık tarafında, katılım finans farkındalığını artırmak için işbirliği yapmak istiyoruz." dedi.

Bir diğer konunun ise nitelikli iş gücü olduğunu belirten Dağlıoğlu, "Türkiye'ye yatırım çekmede bir sürü maddeden bahsediyoruz, hepsini bir kenara atsanız, 'ne kalsa?' deseniz, hepimizin uluslararası yatırımcılardan da sıklıkla duyduğumuz 'Türkiye'deki yetkin, yetenekli iş gücü'. Yine maalesef okullardaki eğitim sisteminin bir handikabı olabilir veya genel farkındalık olabilir, bu alanda gençleri üniversitede ve hemen sonrasındaki dönemlerde eğitmek üzere birçok inisiyatif olduğunu biliyoruz. Biz de bu inisiyatiflerin bir parçası oluyoruz. Özellikle akademi dünyasındaki çalışmalar çok kıymetli olmakla beraber, sivil toplum kuruluşlarının bu alanda çok kıymetli çalışmalar yürüttüğünü görüyoruz." diye konuştu.

Dağlıoğlu, amaçlarının bunları daha da genele yaymak olduğunu, dijital bir platformda her yıl Türkiye'de 1000 kişiye erişerek katılım finans eğitimi vermeyi hedeflediklerini ve gelecekte Azerbaycan'ı da ekleyerek orada da 100 katılımcıya bu eğitimleri veriyor olacaklarını söyledi.

Son olarak Türkiye Katılım Finans Strateji Belgesi'ne değinen Dağlıoğlu, "Çalışmalarımız devam ediyor, sizlere paydaş öneri formlarımızı gönderdik, büyük oranda geri dönüşleri aldık. Kıymetli katkılarınız için çok teşekkür ediyoruz. Biz burada ortak aklın öne çıktığı, işbirliğinin öne çıktığı ve gerçekten sektörü bir adım öteye getirmek için ne yapılması gerekiyorsa buna dair bir yol haritası hazırlamak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, yıllardır gündemlerinde bir mevzuat konusu olduğunu belirterek, temennisinin, bu konuda somut ilerleme sağlayacak bir mevzuat altyapısının da gelecek dönemlerde ilerleyerek sonuca varması olduğunu sözlerine ekledi.