Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayram namazını Güneysu Merkez Camii’nde, cuma namazını ise Rize şehir merkezindeki Sahil Camii’nde kıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı vesilesiyle Kültür Park Altın Salon'da düzenlenen vatandaşlarla bayramlaşma programına katıldı.
"Coğrafyamızdaki zorlu günleri dayanışmayla inşallah geride bırakacağız"
Türkiye'nin 81 vilayetindeki vatandaşlarıma selam gönderiyorum. Rabb'imizin bizlere mükafatı olan bu mübarek günlerin aramızdaki birliği, kardeşliği, şu güzel dayanışma iklimini güçlendirmesini temenni ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle dostlarınızla birlikte inşallah sağlık, huzur ve afiyet içinde bir bayram geçirmenizi diliyorum. Aynı şekilde bayramın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Gazze başta olmak üzere Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, Arakan'da, Lübnan'da, hülasa kalbimizin attığı, canımızın yandığı tüm topraklarda bayramı hüzünle, kederle, sızıyla geçiren tüm dostlarımıza buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Müslümanlar olarak, Allah'ın sabredenlerin yanında olduğuna biz tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bu zorlu günleri, coğrafyamızdaki bu imtihan devresini birbirimize destek olarak, birbirimize yaslanarak, umutla, sabırla, metanetle inşallah çok yakın bir zamanda geride bırakacağımıza inanıyorum. Peygamber Efendimizin, Aleyhissalatü Vesselam, bir hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi 'müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine şefkat ve merhamet göstermede, tıpkı bir organın rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.' Evet bir vücudun azaları gibi birbirimize bağlı kalarak, yaralarımızı beraberce sararak, inşallah çocukların yüzlerinin güleceği, huzura hasret kalplerin feraha ereceği o güzel günleri hep birlikte göreceğiz.
"İmanın, inancın, dayanışmanın, birbirine kenetlenmiş insanların ruhunu tüm dünyaya gösterdik"
Ramazan Bayramımızı bizlere yakışır biçimde idrak edeceğiz. Yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerimizle bu bayramın da hakkını vereceğiz. Kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendireceğiz. Önceki gün şanlı tarihimizin Çanakkale Deniz Zaferimizin 111. yılını idrak ettik. Çanakkale Destanı'nı biz Anadolu'dan Balkanlara, Kafkaslar'dan Kuzey Afrika'ya gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki o kahramanların canlarını feda etmesiyle yazdık. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılarımızın cephe gerisindeki fedakarlıklarıyla bu zaferi tarihe kaydettirdik. İmanın, inancın ve dayanışmanın bir duvarın tuğlaları gibi yani 'bünyanün mersus' ayette geçtiği gibi birbirine kenetlenmiş insanların neleri başarabileceğini dost düşman herkese, tüm dünyaya gösterdik. Devamında milli mücadele yıllarına taşıdığımız bu yüksek ruhla istiklal ve istikbalimizi, bu topraklardaki ebedi varlığımızı bir kez daha teyit ve tescil ettik. Bu vesileyle Malazgirt önlerindeki ilk akınlardan Çanakkale'ye, İstiklal Harbi'nden 15 Temmuz'a, ezanımız, bayrağımız, milli ve manevi varlığımız için toprağa düşen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum.
"İsrail yıkım ve haydutluğa devam ediyor"
İslam dünyası olarak engellerle, çukurlarla, tertip ve tuzaklarla dolu bir yolu daha aşmaya çalışıyoruz. Yüzümüzü nereye çevirsek dramla, acıyla, trajediyle karşılaşıyoruz. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı 5. yılına girdi. Gazze'de siyonist soykırım şebekesi, insani yardım girişlerini engellemeye, can almaya, yıkım ve haydutluğa devam ediyor. İran savaşını bahane ederek ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı ibadete kapattı. Batı Şeria'da ve işgal altında tuttuğu diğer Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yayılmacılık siyasetine hız verdi. Netanyahu terörü bölgesel ve küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor. 28 Şubat'ta Netanyahu'nun tahrikleri ile başlatılan İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Lübnan'daki İsrail saldırılarında 2 Mart'tan bu yana 1000 kişi hayatını kaybetti. Zorla yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu geçti.
"Temennimiz geçici sükunetin kalıcı hale gelmesidir"
Türkiye olarak barışın ve huzurun tesisi, diyalog ve diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. İşte en son bizim de gayretlerimizle Pakistan ve Afganistan arasındaki çatışmaların bayram boyunca durdurulmasına karar verildi. En azından iki kardeş ülke arasında ellerin tetikten çekilmesini, kan dökülmeyecek olmasını, iki kardeş halkın huzurla bayram yapacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Temennimiz geçici sükunetin kalıcı hale gelmesidir. Devletimizin ilgili kurumları çok etkin bir koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Milletimizin gönlü rahat olsun. Şer güçlerin bir hesabı varsa alemlerin Rabbi olan Allah'ın da bir hesabı vardır. Ve eninde sonunda Allah'ın hesabı diğer tüm hesaplara galip gelecektir. Umutsuzluğa asla kapılmayacağız, sıkıntılı günlerin ardından unutmayın güneşli güzel günlerin bizi beklediğini, her zorluğun ardından bir kolaylığın, mutlaka bir kolaylığın geleceğini unutmayacağız. Biz de bu süreçte hükümet olarak hadiseleri dikkatle takip etmeye, ihtiyaç duyulan her türlü tedbiri almaya inşallah devam edeceğiz. Geride bıraktığımız 23 yılda nice zorlukla, saldırıyla, badireyle karşılaştık ama milletimize hayal kırıklığı asla yaşatmadık. Allah'ın izniyle bundan sonra da hiçbir şekilde yaşatmamanın gayreti içerisinde olacağız.