Bölgedeki son gelişmeler, ateşkes girişimlerine rağmen çatışmaların tam olarak durmadığını ve taraflar arasında ciddi anlaşmazlıkların sürdüğünü ortaya koyuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakerelerde sunduğu son teklifi “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, Washington yönetimi Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürüyor. ABD ayrıca Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ticari gemilere askeri destek sağlamaya hazırlanıyor.

Bölgede askeri hareketlilik dikkat çekiyor. ABD’nin deniz ablukasının İran’a milyarlarca dolarlık ekonomik maliyet oluşturduğu belirtilirken, İran’ın da Hürmüz Boğazı’nda ABD unsurları ve ticari gemilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiği bildiriliyor.

İran cephesinde ise diplomatik kanallar tamamen kapanmış değil. Tahran yönetimi, Pakistan aracılığıyla ABD’ye yeni bir müzakere taslağı sunduğunu açıklarken, İran Dışişleri yetkilileri önceliklerinin savaşı sona erdirmek olduğunu vurguluyor.

Öte yandan İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ateşkese rağmen sürüyor. 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 659’a yükseldiği belirtilirken, son saldırılarda da can kayıpları yaşandığı ifade ediliyor.

Bölgedeki çatışmalar yalnızca kara ve hava unsurlarıyla sınırlı kalmıyor. İsrail donanmasının uluslararası sularda bazı sivil girişimlere müdahale ettiği, İran’ın ise enerji ve deniz trafiğini etkileyen hamleler yaptığı aktarılıyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, tarafların hem sahada güç gösterisini sürdürdüğü hem de diplomasi masasında sert pozisyonlarını koruduğu bir “ikili stratejiye” işaret ediyor. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi için yürütülen girişimler ise şimdilik somut bir sonuç üretmiş değil.

Bölgede tansiyonun kısa vadede düşmesi beklenmezken, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel enerji piyasaları üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor.