“Clarity Act” olarak bilinen piyasa yapısı düzenlemesine ilişkin konuşan Tim Scott, özellikle sabit coin’lere (stablecoin) verilebilecek getiri/faiz meselesinde tarafların orta noktaya yaklaşabileceğini söyledi.
Bir blok zinciri konferansında değerlendirmelerde bulunan Scott, tasarının önündeki en büyük engelin bu konu olduğunu hatırlatarak, “Stablecoin getirisi konusunda çözüm çok yakın. Hafta sonuna kadar elimde somut bir taslak metin olacak” ifadelerini kullandı. Scott’ın aynı zamanda Senato Bankacılık Komitesi Başkanı olması, açıklamalarının piyasada daha fazla ciddiye alınmasına yol açtı.
Öte yandan ABD yönetiminin de sürece dahil olduğu görülüyor. ABD merkezli kripto haber platformu Decrypt tarafından aktarılan bilgilere göre, White House gün içinde konuyla ilgili yeni bir değerlendirme paylaşmaya hazırlanıyor. Bu açıklamanın, yasa tasarısının yönüne dair önemli ipuçları vermesi bekleniyor.
Hatırlanacağı üzere söz konusu düzenleme ocak ayında Senato Bankacılık Komitesi’nde oylamaya sunulacaktı. Ancak özellikle geleneksel bankacılık sektörünün, stablecoin’lere faiz verilmesine karşı çıkması süreci tıkadı. Bu gelişmelerin ardından Coinbase gibi sektörün önde gelen oyuncularından birinin tasarıya verdiği desteği geri çekmesi, oylamanın iptal edilmesine neden olmuştu.
Yeni dönemde ise tarafların yeniden masaya oturduğu ve özellikle stablecoin düzenlemesinin daha net sınırlarla ele alınabileceği konuşuluyor. Kulislerde, stablecoin ihraççılarının bankacılık lisansına benzer sıkı denetimlere tabi tutulması, rezerv zorunluluklarının artırılması ve kullanıcı fonlarının daha şeffaf şekilde raporlanması gibi başlıkların öne çıktığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre tasarının kaderi önümüzdeki birkaç haftada netleşecek. ABD’de yaklaşan seçim süreci nedeniyle, yasa en geç 1–2 ay içinde Senato’dan geçmezse gündemin gerisine düşebilir. Bu da kripto piyasası için beklenen düzenleyici çerçevenin bir süre daha ertelenmesi anlamına geliyor.
Genel tabloya bakıldığında, olası bir uzlaşma yalnızca ABD için değil, küresel kripto piyasaları açısından da belirleyici olabilir. Çünkü ABD’nin atacağı adımlar, diğer ülkelerin regülasyon politikaları üzerinde doğrudan etkili olma potansiyeli taşıyor.





