Gündem

Yılmaz: "Terörün olmadığı yerde şehirler nefes alıyor, umutlar büyüyor"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir" dedi.

Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğiyle merkez Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen ve iki gün sürecek "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı" başladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açılış töreninde yaptığı konuşmada, çalıştayın bölgenin üretim gücünü daha ileri taşıyacak tarım, gıda ve sanayi alanlarında güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma perspektifine katkı sunması temennisinde bulundu.

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının, tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı. Tüm Türkiye elbette kayıplar yaşadı ama kalkınma ve ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu yaşadı.

Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak. Kalkınması, gelişmesi ivme kazanacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum."

Üretim kapasitesinin artırılmasından beşeri sermayenin güçlendirilmesine, altyapının geliştirilmesinden rekabet gücünün yükseltilmesine kadar geniş bir perspektifle hareket ettiklerini bildiren Yılmaz, bu çerçevede 12. Kalkınma Planı'nda toplumsal refahın yaygınlaştırılması konusunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 23 yıllık hükümetleri döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması konusunda yürüttükleri çalışmaların meyvesini vermeye başladığını net bir şekilde gördüklerini anlattı.

Yılmaz, "2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1,9 trilyon, DAP bölgesinde ise 1,4 trilyon lirayı aşmış durumda. Bu kümülatif yatırımlarımız. Bunlar sadece kamu altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var." dedi.

GAP'ın 1989'da kurulduğunu, kendi hükümetleri döneminde tekrar canlanarak güçlü proje olarak ülkenin gündeminde yer edindiğini belirten Yılmaz, 2011'de yeni bir adım atıldığını, yeni bir eylem planı oluşturularak çok ciddi kaynaklar verildiğini kaydetti.

Yılmaz, bir taraftan GAP ile ilgili çalışmaları sürdürürken bir taraftan da 2011 yılında diğer 3 bölgeye Doğu Anadolu Bölgesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DAP), Doğu Karadeniz Bölgesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Konya Ovası Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (KOP) ile 26 kalkınma ajansı kurduklarını ifade etti.

GAP, DAP, DOKAP ve KOP eylem planlarıyla tarım, enerji, iskan, ulaştırma, eğitim, sağlık ve sosyal sektörler gibi çok sayıda konuda bakanlıklara sorumluluklar verdiklerini bildiren Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ben GAP'ı ikiye ayırıyorum; biri eski GAP, bir de modern yeni GAP. Eski GAP dediğimizde akla büyük sulama projeleri, hidroelektrik santraller, belli otoyollar geliyor. Çok güzel tabi ve büyük oranda da tamamladık eski GAP'ı. Ne kaldı? Sulamada en büyük ayağı şu anda Silvan Barajı. Silvan'ı da bitirdiğimizde Atatürk Barajı'ndan sonra en büyük sulama projesi. Büyük oranda GAP'ın sulama işleri tamamlanmış olacak. Elektrik boyutu zaten büyük oranda tamamlanmış durumda. Dolayısıyla aslında eski GAP büyük oranda bitiyor. Eksiklerimiz var, onları tamamlıyoruz. Fakat GAP hikayesi bitmiyor. GAP'ın kalkınma süreci bitmiyor. Yenilenmiş bir GAP'la yolumuza devam ediyoruz. Artık kurumsal yapısı daha güçlü, çok sektörlü bir GAP projesi var. Sadece hidroelektrik santral sulama projelerinden ibaret olmayan, eğitimden sağlığa, sanayiden turizme birçok boyutları olan bir GAP'tan bahsediyoruz. Yeni kavramsal katkılarla zenginleşen bir GAP. Nedir mesela? Yenilenebilir enerji, organik gıda, kültür turizmi. Bunları bir araya getiren ve markalayan bir GAP'ın dünya ölçeğinde aslında yeşil bir kalkınma hikayesi olarak çok etkili olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu da düşünüyorum. Dolayısıyla GAP'ı modernize ederek, yenileyerek yolumuza devam ediyoruz. Bu çerçevede tarımsal üretimi artırmayı, kırsal kalkınmayı desteklemeyi, sanayi altyapısını güçlendirmeyi hedefliyoruz."

Son dönemde genel destekleme sistemlerini de suya göre dönüştürdüklerini anlatan Yılmaz, "Havzadaki su varlığına göre desteklemelerimizi ayarlıyoruz. Suyun az olduğu bölgelerde suyu fazla tüketen bitkilere, bitki desenine destek olmuyoruz. Bu da çok önemli bir adım oldu. En önemli beka meselesi aslında su. Dolayısıyla suyla ilgili hanelerden başlayıp şehirlerdeki bu kayıp kaçakların, altyapıdaki kayıp kaçakların azaltılmasından sanayideki verimli kullanıma kadar her alanda su meselesini önümüzdeki dönem daha fazla tartışacağız, daha fazla konuşacağız." ifadelerini kullandı.

GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulamayla üretime kazandırdıklarına dikkati çeken Yılmaz, bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladıklarını, hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdiklerini, entegre tesisleri için güçlü altyapı oluşturduklarını bildirdi.

"Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla GAP'ın en büyük sulama projelerinden olan Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda, deprem tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz. Bu, Silvan Projesi'ne hükümetimizin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesidir." diyen Yılmaz, çok kapsamlı olan projenin tamamlandığında 235 bin hektar alanın sulamaya açılacağını, yaklaşık 300 bin kişinin iş sahibi olacağını vurguladı.