Osmanlı subayı, Kafkas İslam Ordusu Komutanı ve Cumhuriyet döneminde özel sektör savunma sanayi girişimcisi olan Nuri Killigil, Türkiye’de yerli silah ve mühimmat üretiminin erken dönem temsilcileri arasında gösteriliyor.
1889’da Manastır’da doğan Killigil, askerî kariyerinin ardından savunma alanında özel teşebbüsle üretime yönelerek dikkat çekti.
Harp Okulu ve Harp Akademisi mezunu olan Killigil, I. Dünya Savaşı sırasında önemli görevler üstlendi. 1918 yılında, ağabeyi Enver Paşa’nın desteğiyle kurulan Kafkas İslam Ordusu’nun komutanlığına getirildi. Aynı yıl 15 Eylül’de Bakü’nün Bolşevik ve Ermeni güçlerinden alınmasıyla sonuçlanan harekât, hem Osmanlı askerî tarihi hem de Azerbaycan tarihi açısından kritik bir gelişme olarak kayda geçti. Bu nedenle Azerbaycan’da “Nuri Paşa” adı uzun yıllar hafızalarda yer etti.
Mondros Mütarekesi sonrasında İngilizler tarafından kısa süreliğine tutuklanan Killigil, serbest bırakılmasının ardından Türkiye’ye döndü. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ise askerî kimliğini geride bırakarak sanayi alanına yöneldi.
Savunma Sanayinde Özel Girişim
1930’lu yıllarda İstanbul Sütlüce’de bir silah ve mühimmat fabrikası kuran Nuri Killigil, tabanca, makineli tabanca ve çeşitli mühimmat üretimi gerçekleştirdi. Üretimin yalnızca iç pazara değil, yurt dışına da yönelmesi hedeflendi. Bu girişim, Cumhuriyet’in erken döneminde özel sektör eliyle savunma üretimi yapılması bakımından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Devletin savunma sanayi kapasitesinin henüz sınırlı olduğu bir dönemde kurulan fabrika, yerli üretim anlayışının somut örneklerinden biri olarak öne çıktı.
1949’daki Patlama ve Ölümü
2 Mart 1949’da Sütlüce’deki fabrikada büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada Nuri Killigil hayatını kaybetti. Olayın sabotaj mı yoksa kaza mı olduğu yönünde çeşitli iddialar ortaya atılsa da, resmî kayıtlarda kesinleşmiş bir sabotaj tespiti bulunmuyor.
Patlama sonrası fabrika faaliyetleri sona erdi.
Nuri Killigil, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde askerî tecrübesini sanayi girişimine dönüştüren isimlerden biri olarak anılıyor.
Kafkasya’daki askerî rolü kadar, Türkiye’de yerli savunma üretimine yönelik özel sektör girişimiyle de dikkat çeken Killigil, Türk savunma sanayi tarihinin erken dönem aktörleri arasında yer alıyor.