Borsa

TÜFE’nin yirmi üç yıllık analizi…

Sayın Alaattin AKTAŞ'ın, ekonomim.com sitesinde bugün yayımlanan "TÜFE’nin yirmi üç yıllık analizi…" başlıklı köşe yazısı.

Tüketici fiyat endeksinde bir devrin sonuna gelindi. Her ne kadar adı aynı kalacaksa da 2003 olan baz yılı 2025 olarak değişecek, daha önemlisi ağırlıkları belirleme yönteminde kökten bir değişikliğe gidilecek.

Artık 2026’da bizleri yepyeni bir tüketici fiyat endeksi, yani TÜFE bekliyor.

Aralık ayı verilerinin de açıklanmasıyla 2003 bazlı TÜFE ile bir anlamda vedalaşıldı bile…

Bugün TÜFE’nin yirmi üç yıllık genel bir analizini yapacağım. Bu, dediğim gibi genel bir analiz, çok daha detaylı olarak değinilmesi gereken ayrıntıları bir başka güne bırakıyorum…

Kebapçılar TÜFE’yi de etkilemiş!

Son günlerde sosyal medyayı fena halde etkisi altına alan bir “kebapçı usta” tartışması var.

Adları tabii ki lazım değil, ama uygulanan fiyatların çok yüksek olduğu konusunda kamuoyu bir görüş birliği içinde.

Şimdi bu tartışmanın TÜFE ile ne ilgisi var, diye düşünebilirsiniz.

Yanıt grafikte! Bir anlamda veda ettiğimiz TÜFE’de yirmi üç yılda en hızlı fiyat artışı bakın hangi grupta yaşanmış; lokanta ve oteller grubunda. Yirmi üç yıldaki fiyat artışı tam yüzde 7530, yani bu grupta fiyatlar tam 75 kat artmış.

2003’ün ocak ayında 1 lira olan fiyat 76'ya çıkmış, 1 liradan 76’ya! 2003’ün ocak ayında 1 lira olan fiyat 2 liraya çıksa yüzde 100 artış, 3 liraya çıksa yüzde 200 artış, 4 liraya çıksa yüzde 300 artış… Oysa fiyat 76’ya çıkmış, 76’ya!

Üstelik bu artış “lokanta ve otel” grubu olarak geçen harcamaların ortalamasını gösteriyor. Yalnızca yiyecek hizmetlerindeki artış ne kadar, tahmin bile edemezsiniz, tam 91 kat.

Grafiğe bir kez daha bakın! Hangi kalem 91 kattan fazla artmış ki yiyecek hizmetlerindeki fiyatları bu düzeyde artırmak gereksin! Yok ki öyle bir artış, ne gıda maddeleri bu kadar artmış, ne elektrik, ne su, ne doğalgaz, ne kira. Öyleyse?

2003’ün ocak ayında 1 lira olan yiyecek hizmetlerine Türk halkı şimdi -ödeme gücü varsa ve giderse eğer- tam 92 lira ödüyor.Yiyen yemeyen belli olsun!

Şimdi hemen birileri çıkıp “Ama her yer dolu" demek ki halkın geçim derdi yok” şeklindeki o bayat ezberi dile getirecek. Onlara toplumun en zengin yüzde 5’inin, harcamanın neredeyse dörtte birini yapacak paraya sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Bu konunun en acıklı yönü de, “Ama her yer dolu” diyenlerin, dolu gördükleri yerlere hiç gidemiyor olmasıdır.

Gıdada 52 kat artış

Ocak 2003’ten Aralık 2025’e kadar geçen yirmi üç yılda vatandaşın harcamasında hep ilk sırada yer alan gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yaklaşık 52 kat ya da bir başka ifadeyle yüzde 5166 oranında artış oldu.

Bu oran gıda grubundaki ortalama artışı gösteriyor tabii ki. Detaya inince çok daha yüksek artışlar var. Örneğin dana etindeki artış 78 kat, örneğin kuzu ve koyun etindeki artış 83 kat.

Kira 71 kat

Vatandaşın en büyük dertlerinden biri olan konut harcamaları grubunda bu yirmi üç yılda yaşanan fiyat artışı 44 kat. Ancak bu grupta yer alan kiradaki artış 71 kata ulaştı.

Bir başka ifadeyle 2003 yılının ocak ayında 1 lira olan kira, geçen yılın aralık ayında 72 liraya çıktı.

Genel artış 36 kat

Kirada 71 kat artış yaşanan bu dönemde, TÜFE’deki genel artış 36 kat olarak gerçekleşti.

Hep vurgulamaya çalışıyorum, 2026 enflasyonun düşük çıkması sonucunu doğuracak ağırlık yöntemini değiştirme uygulaması en çok kira yönünden etki edecek.

İşte yirmi üç yıl… Kira 71 kat artarken, genel artış 36 kat. İşte 2025 yılı… Kira yüzde 61,6 artarken, genel artış yüzde 30,9.

Artış hızı yüksek olan bir kalemin ağırlığının aşağı çekilmesi sonucunu doğuracak her adım, genel artışın düşük görünmesine yol açacak.

Çok düşük oranlar da var

Son yirmi üç yıllık dönemde bir tarafta 75 kat artan lokanta ve oteller grubu da var, diğer tarafta yalnızca yaklaşık 5 kat artan haberleşme grubu da…

Ne yani, dumanla mı haberleşmeye başladık ki bu grupta fiyat artışı yalnızca 5 katta kaldı!

Cep telefonları bir dönemin otomobil fiyatı düzeyine gelmiş ama haberleşme grubundaki yirmi üç yıllık fiyat artışı yalnızca yüzde 483 olmuş.

Haberleşme kadar olmasa da giyim-ayakkabı grubundaki artış da görece düşük. Bu grupta yirmi üç yıllık dönemde kaydedilen fiyat artışı yüzde 733.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.