Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mart ayı toplantısında haftalık repo faizini yüzde 37,00 seviyesinde sabit bıraktı. Matriks Haber anketinde de beklentiler faizin değiştirilmeyeceği yönündeydi. Ankette, 2026 yıl sonu faiz beklentisi yüzde 30,00, 2027 yıl sonu faiz beklentisi ise yüzde 23,00 seviyesinde oluşmuştu.
Matriks Haber’in 16 banka ve aracı kurum raporlarından derlediği habere göre, karar genel olarak beklentilerle uyumlu karşılanırken; kurumların önemli bölümü faiz indirim beklentilerini öteledi. İndirimlerinin yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden başlayabileceği öngörülüyor. Az sayıda kurum jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarına bağlı olarak faiz artışı ihtimalinin masada kalmaya devam ettiğini belirtti.
Kurumların çoğu faiz kararının piyasa beklentileri doğrultusunda olduğunu veya sürpriz olmadığını belirtti. 5 kurum ise karar metnindeki ton değişimi ve jeopolitik risklere daha fazla vurgu yaptı.
Kararın beklentilerle uyumlu olduğunu belirten kurumlar arasında Garanti BBVA Yatırım, KuveytTürk Yatırım, Şeker Yatırım, ING, HSBC ve Citi yer aldı.
Karar metninin tonu: Şahinleşme vurgusu
Karar metnine ilişkin değerlendirmelerde bazı kurumlar metni daha şahin bulurken, bazıları önemli bir ton değişimi görmedi; bazı kurumlar ise metni veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşımın yansıması olarak değerlendirdi.
Metnin şahinleştiğini belirten kurumlar arasında Pusula Yatırım, OYAK Yatırım ve Citigroup yer alırken, Ahlatcı Yatırım metnin önceki çerçeveyle büyük ölçüde benzer olduğunu ifade etti.
Nisan toplantısına ilişkin beklentiler
Kurumların nisan ayında yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına yönelik beklentileri farklılık gösterdi. İncelenen raporlara göre; 7 kurum Nisan ayında faizlerin sabit kalmasını beklerken bazı kurumlar indirimlerin ilerleyen aylarda yeniden başlayabileceğini belirtti. 3 kurum jeopolitik risklerin artması halinde faiz artışı ihtimalinin de gündeme gelebileceğini ifade etti. 2 kurum ise kararın veri akışına bağlı olarak şekilleneceğini söyledi.
İş Yatırım, Garanti BBVA Yatırım, Citi ve JPMorgan, nisan toplantısında faizin sabit tutulmasını beklerken, Goldman Sachs ve ING ek sıkılaştırma ihtimaline dikkat çekti.
Matriks Haber’in 5 Mart 2026 tarihli faiz anketinde, ekonomistlerin ilk indirim beklentileri 2026 Nisan toplantısına işaret etmişti.
Faiz indiriminin yeniden başlama zamanı
Kurumların önemli bir bölümü faiz indirim döngüsünün tamamen sona ermediği görüşünde birleşti. Raporlara göre; kurumların bir bölümü faiz indirimlerinin Haziran ve sonrasında yeniden başlayabileceğine işaret ederken bazı kurumlar ise indirimlerin yılın ikinci yarısında kademeli şekilde devam edebileceğini ifade etti. 3 kurum ise sürecin jeopolitik gelişmelere bağlı olarak belirsiz olduğunu belirtti.
Haziran ayında indirim beklentisini açık biçimde dile getiren kurumlar arasında İş Yatırım ve BBVA Research yer aldı.
Yıl sonu politika faizi beklentileri
Kurumların 2026 yıl sonu politika faizi beklentileri büyük ölçüde yüzde 30-yüzde 32 bandında yoğunlaştı. Bazı kurumlar bu tahminler üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğuna dikkat çekti.
Alnus Yatırım, JPMorgan ve BBVA Research yıl sonu politika faizini yüzde 31-32 civarında öngörürken, Pusula Yatırım ve Gedik Yatırım beklentilerini yüzde 30 civarında ifade etti.
Enflasyon beklentileri yüzde 23-26 bandında
Kurumların 2026 yıl sonu enflasyon tahminleri yüzde 23 ile yüzde 26 aralığında yoğunlaştı. Değerlendirme paylaşan kurumlar içinde 6’sı enflasyonun yüzde 25 civarında gerçekleşeceği beklentisini paylaştı. 4 kurum beklentilerini yüzde 23-24 bandında, 3 kurum ise yüzde 26’nın üzerinde olabileceğini kaydetti.
HSBC yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 23’e, JPMorgan yüzde 26,4’e yükseltirken, OYAK Yatırım enflasyonun yüzde 26’nın üzerinde gerçekleşebileceğini öngördü.
Petrol fiyatları ortak risk faktörü
Kurum raporlarının büyük bölümünde enflasyon ve para politikası görünümü açısından petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler temel risk unsuru olarak gösterildi.
Çok sayıda kurum, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon ve para politikası görünümü üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı.
Yerli ve yabancı kurumların eğilimleri
Raporların genel eğilimi incelendiğinde, yerli kurumlar daha çok faiz indirim sürecinin devam edeceği senaryosuna odaklandığı görüldü. Buna karşılık yabancı kurumların jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarına bağlı risklere daha fazla vurgu yaptığı, bu nedenle para politikasında faizlerin daha uzun süre sabit kalabileceği veya ek sıkılaşma ihtimalinin ortaya çıkabileceği senaryolarını öne çıkardığı izlendi.
TCMB, önceki beş toplantıda toplamda politika faizini 900 baz puan indirime gitmişti. Bir sonraki PPK toplantısı 22 Nisan’da yapılacak.