ING Global: Orta Doğu'daki savaş ve petrol şoku ECB'nin faiz artırımı ihtimalini masaya getirdi.
ING Global'in son raporuna göre, Orta Doğu'daki çatışmanın tırmanması ve buna bağlı petrol fiyatı artışları, Avrupa Merkez Bankası'nı (ECB) herhangi bir faiz indirimi tartışmasından fiilen uzaklaştırdı. Banka, 18 Mart toplantısında faizleri sabit tutarken daha şahin bir ton benimsemesi bekleniyor
Orta Doğu'da yaşanan çatışmalar ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, ECB'nin 2022 yılında yaşadığı travmatik enerji şoku hafızasını yeniden canlandırıyor. ING Global'e göre, ECB'nin gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit tutması beklense de, bankanın sergileyeceği şahin tutum 2022 deneyiminin hala canlı olduğunu gösterecek.
ECB'nin 18 Mart'ta gerçekleştireceği toplantı öncesinde makroekonomik görünüm belirgin şekilde değişmiş durumda. Orta Doğu'daki çatışmalarla birlikte, enflasyonun tahminlerin altında kalma riski ve buna bağlı olarak gündeme gelebilecek olası faiz indirimi tartışmaları tamamen rafa kalkmış görünüyor. Güçlü euronun enflasyon tahminlerini aşağı çekebileceği ve bankanın kredibilitesinin sorgulanacağı senaryo, yerini yeni bir petrol şoku endişesine bıraktı.
Rapora göre, 18 Mart toplantısı itibarıyla ECB için makroekonomik tablo köklü biçimde değişmiş durumda. Orta Doğu'daki çatışma, enflasyonun hedefin altında kalma riskini ve buna bağlı faiz indirimi senaryolarını gündemden fiilen sildi. Daha güçlü bir Euro'nun ECB'nin enflasyon tahminlerini aşağı çekeceği ve tartışmalı bir enflasyon düşüşü-kredibilite ikilemine yol açacağı senaryo artık geçerliliğini yitirdi.
ING Global, ECB'nin petrol şoklarına nasıl tepki vereceği konusundaki yaklaşımının son 25 yılda önemli ölçüde evrildiğini vurguluyor. Ve bu evrimin en derin izi, 2022 yılındaki yanlış değerlendirmeden kaynaklanıyor. O dönemde enflasyonu başlangıçta 'geçici' olarak değerlendiren ECB, sonrasında tarihin en agresif faiz artış döngülerinden birini uygulamak zorunda kalmıştı.
Analistler, mevcut konjonktürün 2022'den bazı kritik noktalarda ayrıştığını da belirtiyor: Bu süreç esas olarak bir fiyat şoku niteliği taşıyor, arz şoku değil. Avrupa, tek bir enerji tedarikçisine olan bağımlılığını azaltmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıya değil. İşgücü piyasası 2022 kadar sıkı değil; yapısal dönüşümler ve ek ücret artışları olası görünmüyor. Ekonomi, pandemi sonrası açılım patlamasının ortasında değil ve hükümetler yeni mali teşvikler konusunda çekingen davranıyor.
ING Global'e göre mevcut konjonktürde ücret-fiyat sarmalı riski düşük görünse de, Hürmüz Boğazı'nın uzun süre sekteye uğraması, petrol fiyatlarının aylarca 100 dolar/varil üzerinde kalması ve bunun taşımacılık, gıda ile tedarik zincirine yansıması senaryosunda ECB faiz artırımına gitmek zorunda kalabilir. Böyle bir tabloda bir veya iki sembolik faiz artışı, ikincil etkileri önceden bertaraf etmeye ve enflasyonla mücadele güvenilirliğini pekiştirmeye yetebilir.
ING Global, 18 Mart toplantısında herhangi bir faiz değişikliği beklemiyor. Personel projeksiyonlarının bu kez normalden daha az belirleyici olacağını vurgulayan analistler, petrol fiyatının dakikalar içinde 30 dolar hareket edebildiği bir ortamda, model bazlı enflasyon veya büyüme tahminlerindeki birkaç ondalık puanlık revizyonların pek önemi kalmadığının altını çiziyor.
ECB'nin bu toplantıda ikinci en güçlü politika aracına, yani söylem gücüne, başvurması bekleniyor. ING Global'e göre bankanın 'gerektiğinde harekete geçmeye hazır olduğunu' vurgulayan, gelişmeleri yakından izlediğini belirten ve önleyici faiz artışlarından kaçınmayacağını ima eden daha şahin bir dil benimsemesi en olası senaryo. Bu çerçevede Lagarde'ın, son dönemde sıkça kullandığı 'iyi konumdayız' ifadesini tekrarlamaması bekleniyor.