Üç yıl önce iddialı bir şekilde adına dezenflasyon programı denilen bir programa başlandı. Bu köşede dün de yazdığım gibi Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini devralan Mehmet Şimşek “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında seçeneği kalmamıştır” diyerek önemli bir dönüşüme girişileceğinin işaretini verdi.
Yeni ekonomi yönetimi, AKP iktidarında çoğu kez sergilenen tutumu takındı. Daha önce yapılanlar sanki başka bir siyasi iktidarın uygulamasıymış gibi davranıldı, geçmişin uygulamaları adeta açık açık eleştirildi ve çok yanlış olduğu dile getirildi.
Özellikle kur korumalı mevduat uygulaması… Bu yaklaşım doğruydu tabii ki, kur korumalı mevduat uygulaması ekonomiyi kuşkusuz çok tahrip eden bir uygulamaydı.
Aslında KKM uygulamasının başlatılmasını zorunlu hale getiren, çıkışın bu uygulamada bulunmasına yol açan faiz indiriminin yanlışlığı ortadaydı ama bunu iktidar cephesinde dile getirebilen tabii ki yoktu.
Ama dile getirilememekle birlikte faiz indiriminin yanlış olduğu, Haziran 2023’te göreve başlayan yeni ekonomi yönetiminin icraatıyla ortaya konuldu. İlk atılan adımlar faiz artışına girişmekti. Ne var ki ekonomi yönetimi faiz artışında agresif olamadı ve küçük küçük artışlarla yetinildi, bunun da enflasyona olan etkisi sınırlı kaldı.
Ayrıca 2023 seçimleri öncesinde artırılmasına izin verilmeyen kur bir süreliğine adeta serbest bırakıldı ve haziran ayında çok yüklü bir artış yaşandı.
Ya enflasyon ne oldu?
Programın ana hedefi enflasyonla mücadeleydi. Öyle ya 2021 eylülünde başlatılan faiz indiriminden sonra bir ara TÜFE bazında yüzde 85-86’ya tırmanan, daha sonra ise baz etkisiyle gerileyerek yüzde 40’a inen enflasyonu daha da aşağı çekmek gerekiyordu.
Gerekiyordu, çünkü Türkiye’nin enflasyon hedefi tek haneli düzeylerdi, hatta yüzde 5’ti.
Mayıs 2023’te oluşan yıllık enflasyon yüzde 40’tı, hadi tam oranı verelim, yüzde 39,59’du. Oran haziran sonunda yüzde 38,21’e indi ve bir daha yüzde 40’ın altında bir oran görebilmek için bir buçuk yıl beklemek gerekti.
2023’ün temmuz ve ağustosunda, bırakın yaz aylarını, fiyatların en çok arttığı aylarda bile görülmeyen ölçüde, yüzde 9’u aşan artışlar görülünce yıllık oran hızla tırmandı.
Bu tırmanış öyle bir hal aldı ki yeni ekonomi yönetiminin işbaşı yaptığı haziran ayında devralmış olduğu Mayıs 2023’teki yüzde 39,59’luk yıllık enflasyon, bir yıl sonra Mayıs 2024’te yüzde 75,45’le rekor kırdı.
Ekonomi yönetimi “öyle önlemler” almıştı ki bir yıl içinde enflasyonu neredeyse ikiye katladı.
Sonra düşüş başladı, ki başlaması normaldi 2023’ün rekor aylık oranları çıkıp yerlerine görece düşük oranlar giriyordu, yıllık artış 2025’in sonunda yüzde 31’e geriledi. Ve işte orada kalındı.
Üç yılda 7 puan
Yeni ekonomi yönetimi yüzde 40’ta devraldığı enflasyonu üç yıl sonunda 7 puan aşağı çekerek ancak yüzde 33’e indirdi. Mayıs ayı oranını aylık yüzde 2 artış varsayımına dayanarak hesapladığımı bir kez daha belirteyim.
Bu arada Haziran 2023’ten Mayıs 2026’ya kadar geçen 36 ayın ortalama enflasyonunun yüzde 47 olduğunu da göz ardı etmemek gerek. Elbette herhangi bir tarihteki enflasyonun ne olduğu önemli ama bu dönemde yaşanan ortalamanın hangi düzeyde bulunduğu da bir gösterge.
İki talihsiz dönem…
Yeni ekonomi yönetimi devraldığı yüzde 40’lık enflasyonu üç yılda ancak 7 puan aşağı çekerek yüzde 33’e indirdi ama kabul etmek gerekir ki iki talihsiz dönem yaşandı.
Birincisi geçen yılın mart ayındaki İBB operasyonu ve hâlâ devam etmekte olan o süreç… Dövizde çok kısa sürede yaşanan zıplama ve bunun etkisiyle enflasyonda yaşanan artış, ayrıca Merkez Bankası’nın faiz indirimine ara vermekten öteye geçip faizi artırmak durumunda kalması… Gerçi geçen yıl 19 Mart’ta başlayan operasyon döneminde fiyatlarda çok belirgin artışlar yaşanmadı. Ama yine de belki fiyat artışları çok daha düşük olacaktı, bunu bilmek mümkün değil.
Bu yılın talihsizliği de, belki dünyanın talihsizliği demek daha doğru olur Trump! ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırısı ve tırmanan enerji fiyatları tüm dengeleri bozdu. Yurt içinde fiyatların daha da artmasını önlemek amacıyla vergi gelirlerini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz olan eşel mobil uygulaması devreye alınarak akaryakıt fiyatlarının az artması sağlandı. Ne var ki özellikle elektrik ve doğalgaza gelen zamların etkisi henüz tam olarak görülmedi. Bu etki tüm mal ve hizmet fiyatlarına bir süre sonra daha da fazla etki etmeye başlayacak. Bu da mayısta yüzde 33 dolayında beklenen yıllık enflasyonun daha da yukarı gitmesine yol açabilecek.
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.