Ekonomi

Enflasyonda 2026’da “sanal düşüş” var ve bunun yolu çoktan yapıldı

Sayın Alaattin AKTAŞ'ın, ekonomim.com sitesinde bugün yayımlanan "Enflasyonda 2026’da “sanal düşüş” var ve bunun yolu çoktan yapıldı" başlıklı köşe yazısı.

TÜFE artışı geçen yılın aralık ayında yüzde 0,89 oldu, 2025 enflasyonu da yüzde 30,89’da kapatıldı. Ne denir, bundan iyisi can sağlığı!

Yola kaç hedefiyle çıkılmıştı, dolayısıyla yüzde 30,89’a mutlu mu olmak gerekir, ona bir başka gün detaylı olarak değinirim.

2025 gerçekleşmesiyle birlikte 2026’nın ilk yarısında işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 12,2 enflasyon farkı (zam değil), memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 18,6 zam + enflasyon farkı alacağı kesinleşti.

Bozdur bozdur harca, daha ne olacaktı yani!

Artış oranları böyle. Şimdi çalışanlara ve emeklilere, özellikle de emeklilere ek artış yapılması gerektiği yolunda çağrılar var. Tabii ki haklı çağrılar bunlar. Ama bir de ekonomi yönetiminin yaklaşımı var. 22 Aralık tarihli yazımda kullandığım başlığı tekrar etmek istiyorum:

“Ne zaman seçim ne yazık ki ancak o zaman birazcık geçim!”

2026’da bir seçim görünmediğine göre ve son yapılan akılda en çok kalan olduğuna göre bu yıl bu oranların üstünde artış hiç söz konusu olmaz. Zaten olursa, bilin ki seçim yaklaşıyordur.

Önemli olan 2026

Mevlana'dan esinlenerek söyleyelim: “2025 geride kaldı cancağızım, artık 2026 için yeni şeyler söylemek lazım!”

2026’da “yeni şeyler” söylenecek, onun yolu çoktan yapıldı bile.

2026, TÜİK’in hesapladığı enflasyonun çok daha fazla tartışılacağı, vatandaşın “Artış bu kadar düşük olur mu” diye feryat edeceği bir yıl olacak.

Üstelik biraz önce de belirttiğim gibi artışın düşük olmasının yolu yapıldı, her şey kitabi olacak, hatta daha havalı bir şekilde ifade edilecek, her şey Avrupai olacak.

TÜFE’nin değişecek ağırlıklandırma yönteminden söz ediyorum…

Avrupa Komisyonu kararı gereğince Avrupa Birliği üyesi ülkeler 2026’dan itibaren tüketici fiyat endekslerinin baz yılını 2025 olarak güncelleyecek ve ağırlık belirleme yöntemini değiştirecek. Türkiye de Avrupa Birliği üyesi olduğu(!) için bu değişikliğe ayak uyduracak.

Bütçe anketinden ulusal hesaplara

Şimdiye kadar TÜFE ağırlıklarının belirlenmesinde temel olarak hanehalkı bütçe anketi sonuçları kullanılıyordu. 2026’dan itibaren ise ulusal hesaplar nihai tüketim harcamaları verileri kullanılacak.

Ağırlık belirlemede temel kaynağın değiştirilmesinden sonra “Ne var bunda” denilemeyecek farklılıklar ortaya çıkacak. Neler olacağını özetlemeye çalışayım.

Önce kısa bir bilgi… 2025 yılında TÜFE yüzde 30,89 arttı ama TÜFE kapsamında yüzde 6,8 ile en fazla ağırlığa sahip olan kiradaki artış yüzde 61,6 oldu. Bu ne demek biliyor musunuz; kira hariç hesaplanmış olsaydı TÜFE’deki artış yüzde 28,5 dolayında kalacaktı.

Hani filmlerde olur ya, ara ara geçmişe dönülür; öyle yapalım… “Ağırlık belirlemede yeni yönteme geçilmeseydi kiranın geçen yıl yüzde 6,8 olan ağırlığı bu yıl ne olurdu” sorusuna yanıt arayalım. Bu durumda 2026’da kiranın ağırlığı en geniş marjda yüzde 8,0-8,5 arasında, muhtemelen de yüzde 8,3 dolayında olurdu.

Şimdi yeniden bugüne dönelim. Kiranın TÜFE’de geçen yıl yüzde 6,8 olan ağırlığı bu yıl düşecek. Kiranın ağırlığında gerileme olacağını TÜİK yetkilileri de 9 Aralık’ta yeni ağırlıklar konusunun ele alındığı bilgilendirme toplantısında ifade etti zaten.

Peki düşüş ne kadar olacak, işte orası henüz bilinmiyor, en azından bizler bilmiyoruz. Çünkü ulusal hesaplarda 2025 verileri henüz ortada yok ve bir tahmin yapılacak. Ama şunu biliyoruz, ulusal hesaplardaki konut harcamalarının ağırlığı ve dolayısıyla kiranın ağırlığı düşük görünüyor. Bu da TÜFE’ye yansıyacak.

Kıyaslama neye göre?

Peki yeni ağırlık hangi oranla kıyaslanacak ya da kıyaslanmalı?

Diyelim 2026’da kiranın ağırlığı yüzde 6 oldu, şu durumda ağırlık “Yüzde 6,8’den 6’ya düştü” denilecek ve gerileme önemsiz gösterilmeye mi çalışılacak? Herhalde!

Oysa gerçek düşüş için baz alınması gereken ağırlık yüzde 6,8 değil ki, bu yıl için olması gereken yüzde 8,3 dolayındaki oran.

Hatta daha ötesi de var. Varsayalım kiranın ağırlığı yüzde 7 olarak açıklandı, bu durumda çıkıp “Gördünüz mü, kiranın ağırlığı düşmek bir yana arttı” derler mi, derler! Ama bu çok çok düşük bir ihtimal.

Kiranın ağırlığı çok muhtemeldir ki yüzde 5’in dolayında olacak.

TÜFE’nin 2026 yılına ilişkin madde sepeti ve grup bazındaki ağırlıkları 3 Şubat Salı günü açıklanacak ocak ayı verisiyle birlikte ilan edilecek.

Yalnızca kira değil, gıda da…

Çok kesin olmamakla birlikte yeni ağırlık belirleme yöntemine geçilmesiyle birlikte gıdanın ağırlığında da düşüş olma ihtimali bulunuyor.

Yıllardır yüzde 25 dolayında seyreden gıdanın ağırlığı, zaten düşük gelirli kesimler için çok daha fazla. Aynı durum kira için de geçerli.

Dolayısıyla 2026’da bir yandan kiranın, bir yandan gıdanın ağırlığının aşağı çekilmesi sonucunu verecek yöntemle birlikte enflasyon yaşanandan çok daha düşük açıklanacak ve TÜİK’in oranlarına olan güvensizlik daha da büyüyecek.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr’nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.