Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, günümüz küresel dengelerinde ekonomi ve finansın bir “silah” olarak kullanılabildiğine dikkat çekerek, ülkelerin bu yeni nesil tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Tezmen, savaşların artık yalnızca askeri alanla sınırlı kalmadığını belirterek, “İran örneğinde de görüldüğü üzere savaşların en önemli ve etkili cephelerinden biri ekonomi ve finans. Bu gerçek artık açıkça dile getiriliyor; ekonomi ve finansın bir araç olarak kullanıldığı birçok ülkenin en üst yetkilileri tarafından ifade ediliyor” dedi.
Uzun yıllardır ekonomik yaptırımlar altında bulunan İran’da dahi ekonomik ve finansal müdahalelerle birlikte sosyal medya ve psikolojik harp yöntemlerinin devreye sokulabildiğini ifade eden Tezmen, bu tür uygulamaların siyasi ve toplumsal istikrarsızlık yaratma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmesi gerektiğini belirten Tezmen, “Kritik ekonomik ve finansal aktörleri dış yönlendirmelere açık olan ülkelerin operasyonların hedefi olmaları işten bile değil. Tüm ülkelerin bu durumun farkına vararak gerekli tedbirleri alması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik ve finansal savaşların çoğu zaman açık bir çatışma görüntüsü olmadan, “adı konmadan” ve dolaylı yöntemlerle yürütülebildiğine işaret eden Tezmen, bu durumun riskleri artırdığını ifade etti.
Türkiye’nin küresel bir güç olma hedefi doğrultusunda ilerlediğini vurgulayan Tezmen, “Türkiye’nin ekonomik ve finansal vizyonunun bu yeni dönemin gerçeklerini göz önünde bulundurarak şekillendirilmesi şart” dedi.
İran örneğinde de görüldüğü üzere savaşların en önemli ve etkili cephelerinden biri de ekonomi ve finans. Bu gerçek artık açıkça dile de getiriliyor; ekonomi/finansın bir silah olarak kullanıldığı bir çok ülkenin en üst yetkilileri tarafından ifade ediliyor.
İran gibi yıllardır ekonomik yaptırımlar altında yaşayan bir ülkede bile ekonomik/finansal müdahaleler yapılıp, sosyal medya/psikolojik harp metodları da kullanılarak siyasi karışıklık yaratılabiliyor.
Tüm ülkelerin bu durumun farkına varıp tedbir almaları gerekiyor. Kritik ekonomik ve finansal aktörleri dışarıdan yönlendirmelere açık olan ülkelerin operasyonların hedefi olmaları işten bile değil.
Yürütülen ekonomik/finansal savaşların bazen adı konmadan sinsice uygulanmaları da söz konusu. Küresel bir güç olma yolunda kararlı adımlarla yürüyen Türkiye’mizin ekonomik ve finansal vizyonununda bu durumu göz önünde tutmasının şart olduğunu düşünüyorum.