Vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin mali etkisi analiz edildi
Vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifiyle, İstanbul Finans Merkezinin uluslararası finans merkezi olma hedefinin güçlendirilmesi ve genel ekonomik aktivitenin desteklenmesi hedefleniyor.
AA muhabirinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bugün görüşülecek Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin etki analizinden yaptığı derlemeye göre, amme alacağına ilişkin tecillerde azami taksit süresinin 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil tutarının 1 milyon liraya çıkarılmasıyla borçlulara daha uzun sürede borçlarını ödeme imkanı; borçlar için verilecek teminat tutarının azaltılmasıyla ödeme konusunda kolaylık sağlanması ve ekonomik aktivitenin desteklenmesi amaçlanıyor.
Teklifle, ülkeye yabancı kaynak girişini teşvik ederek Gelir Vergisi Kanunu kapsamında Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde yüzde 1 vergi alınmasıyla, mukimliklerini Türkiye'ye taşıyacak yurt dışındaki kişilerin ülkeye gelmesiyle ekonomik aktivitenin desteklenmesi öngörülüyor.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, yurt dışından satın alınan malların Türkiye'ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların indirim oranı yüzde 95, İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından ise yüzde 100 olacak. Düzenlemeye göre, transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezi faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanan vergi teşviklerinin kapsamı ve oranının artırılmasıyla, söz konusu faaliyetlerin Türkiye'ye çekilmesi ve İstanbul Finans Merkezinin uluslararası finans merkezi olma hedefinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, üretim ve ihracatın teşviki amacıyla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranı, imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, münhasıran imal ettikleri malların ihracatından elde ettikleri kazançlarına yüzde 9, ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 14 olarak uygulanacak. Söz konusu düzenlemenin ilave maliyet etkisinin 34 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.
Kanun teklifi kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye'ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasının teşvik edilmesi amacıyla yapılan düzenlemeyle varlıkların kayıt altına alınarak milli ekonomiye kazandırılması, finansal kaynakların genişletilmesi ve ekonomik aktivitenin desteklenmesi amaçlanıyor.
"İstanbul Finans Merkezinin bölgesel merkez olarak seçilmesine önemli katkı sağlayacak"
Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu'nda yapılacak düzenlemeyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen "Teknogirişim" rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu'nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacak. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek.
Söz konusu hükmün etki analizine ilişkin şunlar kaydedildi:
"Yapılan düzenlemelerle teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin kuruluş, finansman ve erken gelişim süreçlerinde karşılaştıkları mali ve idari yüklerin azaltılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketler için paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmelerine dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında özel usul öngörülmekte, dijital şirket modeline uygun kurulan şirketler için oda kayıt ve aidat ücretlerinden muafiyet sağlanmaktadır. Düzenlemelerin teknoloji girişimciliği ekosistemi üzerinde temel etkisi, girişimlerin kuruluş ve yatırım alma süreçlerinin hızlandırılması olacaktır. Paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmelerine ilişkin özel usul, erken aşama yatırımların daha hızlı tamamlanmasına, işlem maliyetlerinin düşmesine, yatırımcılar açısından hukuki öngörülebilirliğin artmasına ve Türkiye'nin girişim sermayesi piyasasının uluslararası uygulamalara uyumunun güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Dijital şirket modeline uygun girişimlerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu kapsamındaki ücretlerden muaf tutulması, kuruluş aşamasındaki sabit maliyetleri azaltacak ve kuluçka girişimcilerinin şirketleşme süreçlerini kolaylaştıracaktır. Bu sayede girişimcilerin sınırlı kaynaklarını ürün geliştirme, Ar-Ge, yazılım altyapısı, ticarileşme ve pazara erişim faaliyetlerine yönlendirmesi beklenmektedir. Sonuç olarak düzenlemelerin, Türkiye teknoloji girişimciliği ekosisteminin güçlendirilmesi, erken aşama girişimlerin hayatta kalma ve ölçeklenme kapasitesinin artırılması, yabancı yatırımcılar açısından öngörülebilirliğin sağlanması, dijital şirket modelinin etkin uygulanması ve Türkiye'nin teknoloji girişimleri bakımından uluslararası cazibe merkezi haline gelmesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejinde öngörülen Teknogirişim sayısı ve girişim sermayesi yatırımları hedeflerine ulaşılmasına katkı sağlaması amaçlanmaktadır. "
İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indirimi, tüm katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilecek. Düzenlemenin, İstanbul Finans Merkezinin uluslararası firmalar için bölgesel merkez olarak seçilmesine önemli katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresinin 2047 yılına kadar uzatılması ve bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyetin 20 yıla çıkarılmasıyla, söz konusu faaliyetler teşvik edilerek döviz kazandırıcı işlemlere katkı sağlaması öngörülüyor.