Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği ile İstanbul Üniversitesi iş birliğinde Fatih’teki MTTB Genel Merkezi’nde düzenlenen “Siyaset Okulu” programının açılışında konuştu. Anayasanın yalnızca bir yönetim metni değil, aynı zamanda devlet ile millet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşme olduğunu vurgulayan Gürlek, artan hak ve özgürlük talepleri, değişen toplumsal yapı, küresel gelişmeler ve güvenlik riskleri karşısında mevcut anayasanın yetersiz kaldığını ifade etti.
Konuşmasında MTTB’nin Türkiye’nin düşünce ve siyaset hayatında önemli bir rol oynadığını belirten Gürlek, bu yapıdan yetişen kadroların ülke yönetiminde etkili olduğunu söyledi. Programda yer alan İsmail Kahraman için de “bir dava hafızası” ifadesini kullandı.
Siyasetin temelinde millet iradesinin bulunduğunu dile getiren Gürlek, Türkiye’nin yakın tarihinde darbe ve vesayet girişimlerinin iz bıraktığını, ancak milletin sandık yoluyla bu süreçleri aşmayı başardığını ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlayan siyasi sürecin, toplumda yeni bir umut ve özgüven oluşturduğunu söyledi.
Gürlek, 1980 darbesi, 28 Şubat süreci, 27 Nisan e-muhtırası, Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi gelişmelere değinerek, “Bu millete rağmen hiçbir plan hayata geçirilemez” dedi. Türkiye’nin artık edilgen değil, kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden güçlü bir aktör haline geldiğini vurguladı.
Uluslararası gelişmelere de değinen Gürlek, özellikle Gazze ve çevre coğrafyalarda yaşananların güçlü olmayan ülkelerin adalet tesis edemediğini gösterdiğini ifade etti. Küresel sistemin insan hakları konusunda çifte standartlı davrandığını belirtti.
Adalet Bakanı olarak önceliklerinin hukukun üstünlüğüne dayalı, hızlı ve erişilebilir bir yargı sistemi kurmak olduğunu söyleyen Gürlek, iki temel hedef ortaya koyduğunu dile getirdi: terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye ile daha güçlü bir demokratik yapı.
Konuşmasının sonunda 1982 Anayasası’nı “vesayet izleri taşıyan ve yamalı hale gelmiş bir metin” olarak nitelendiren Gürlek, çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir anayasanın hazırlanması gerektiğini belirterek, “Yeni bir anayasa zorunluluktur” ifadelerini yineledi.