Türkiye’de e-ithalatta uygulanan 30 Euro’luk muafiyet limitinin kaldırılması, beklentilerin aksine tüketimi baskılamak yerine alışveriş alışkanlıklarının yön değiştirmesine neden oldu. Online sipariş kanalı daralan tüketici, bu kez alışveriş için yurtdışına yönelirken; Türkiye’de yükselen fiyatlar da yabancı turistin harcama eğiliminde ters etki yarattı. Böylece hem yerli tüketicinin hem de turistlerin perakende harcamalarının giderek Türkiye dışına kaydığı görüldü.
Yurt dışından bireysel online alışverişlerde geçerli olan 30 Euro’luk gümrük muafiyetinin 6 Şubat 2026 itibarıyla tamamen kaldırılmasıyla birlikte e-ithalat üzerinden alışveriş yapmak daha maliyetli hale geldi. İnternet üzerinden ürün temin etmekte zorlanan tüketici ise çözümü doğrudan yurtdışına giderek alışveriş yapmakta buldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verileri de bu eğilimi destekledi. Yerli kredi kartlarıyla yurtdışında yapılan harcamalar şubat ayında aylık bazda gerileyerek 35,4 milyar TL’ye inse de mart ayında yeniden ivme kazandı ve 39,9 milyar TL’ye ulaşarak son bir yılın en yüksek üçüncü seviyesini gördü.
Seyahat harcaması zirve yaptı
Verilerin detayına bakıldığında artışın büyük bölümünün havayolu, hizmet, konaklama ile seyahat ve acente harcamalarının oluşturduğu görüldü. Söz konusu dört kalemde yapılan toplam harcama 27,4 milyar TL’ye çıkarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu tablo, e-ithalat kısıtlamaları sonrası tüketicinin alışveriş için yurtdışına gitmeyi tercih ettiğini ortaya koydu. Şubat ayında 23,8 milyar TL olan seyahat harcamaları martta yaklaşık yüzde 15,2 artarken, toplam yurtdışı kart harcamalarının yaklaşık yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu oran, yurtdışı harcamalarda ana eğilimin ürün alımından çok seyahat odaklı hale geldiğini gösterdi. Son bir yıllık seyre bakıldığında seyahat harcamaları 2025 Nisan ayında 22,3 milyar TL seviyesindeydi. Mart itibarıyla 27,4 milyar TL’ye çıkan bu rakam yıllık bazda yaklaşık yüzde 22,9 büyüdü.
Yurtdışı fiziki alışveriş %47,2 arttı
Yerli kartlar ile yurtdışından yapılan fiziki alışveriş verileri de bu davranışı destekledi ve tüketicinin rotasını net biçimde ortaya koydu. 2025 Nisan ayında 52,5 milyar TL olan yurtdışı fiziki harcamalar, 2026 Mart ayında 77,3 milyar TL’ye yükseldi. Böylece son 12 aylık artış yaklaşık yüzde 47,2 olarak gerçekleşti. Verilere göre harcamalar yaz aylarından itibaren kademeli yükseliş gösterdi. 2025 Temmuz’da 62,9 milyar TL’ye çıkan işlem hacmi, kasım ayında 74,3 milyar TL’ye ulaştı. 2026 Ocak ayında ise 79,3 milyar TL ile tüm zamanların en yüksek seviyesi görüldü. Şubat ayında 66,6 milyar TL’ye gerileyen harcamalar, martta yeniden güçlü toparlanma göstererek 77,3 milyar TL’ye çıktı. Aylık bazda artış oranı yüzde 16’ya yaklaştı. Bu tablo, yurtdışından online alışverişer getirilen sınırlamalar sonrasında tüketicinin talebini ertelemediğini, aksine alışveriş için doğrudan yurtdışına giderek harcamaya devam ettiğini gösterdi. Özellikle elektronik, giyim, kozmetik ve lüks tüketim ürünlerinde fiyat avantajı arayan kullanıcıların fiziksel alışverişi tercih ettiği değerlendiriliyor.
E-ihracatta yatay seyre devam
Aynı dönemde Türkiye’nin e-ihracat performansı ise yatay bir görünüm sergiledi. 2025 Nisan ayında 14,6 milyar TL olan e-ihracat mart ayında 15,6 milyar TL’ye çıktı. Son 12 aylık artış yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kaldı. E-ihracat tarafında en güçlü ay 22,3 milyar TL ile 2025 Temmuz olurken, sonraki aylarda daha sınırlı bir seyir izlendi. Bu durum iç talep kaynaklı yurtdışı harcamaların, dış satıma kıyasla çok daha hızlı büyüdüğüne işaret etti. Veriler, sınır ötesi alışverişe getirilen kısıtlamaların talebi ortadan kaldırmadığını, sadece yön değiştirdiğini gösteriyor. Tüketici internetten sipariş veremediği ürüne ulaşmak için bu kez uçağa biniyor, otelde kalıyor ve alışverişini yerinde yapıyor. Böylece e-ithalatı sınırlamak için atılan adımlar, yurtdışı seyahat harcamalarını büyüten yeni bir tüketim modelini beraberinde getiriyor.