Küresel piyasalar ve yurt içi piyasalarda geçen hafta öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
1- Yeniden değerleme oranı belirlendi
Yeniden değerleme oranı 2025 yılı için yüzde 25,49 olarak tespit edildi. 2026'da vergi, harç ve cezaların artışlarında bu oran uygulanacak.
2- İş Bankası/Hakan Aran: Artan indirim beklentileri TCMB üzerinde baskı yaratmamalı
Bloomberg HT'nin sorularını yanıtlayan ve makro ihtiyati tedbirlerin 2026 yılında en azından ilk yarıyıl boyunca devam edeceğini öngören İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "İş Bankası olarak Aralık ayında 150 baz puanlık bir indirim bekliyoruz, bireysel olarak benim beklentim 100 baz puanlık indirim" dedi.
3- AMB'den finansal risk uyarası
Avrupa Merkez Bankası, bölgenin finansal istikrarına yönelik risklerin "yüksek" olduğunu, bazı ülkelerde yatırımcı güvenini sınayabilecek sert ayarlamalara ve mali zorluklara maruz kalan varlık değerlemelerinin artacağını öngördü.
4- Gözler Rusya-Ukrayna barış görüşmelerine çevrildi
Ukrayna ve ABD 'Barış Planı'nın görüşmeye başları ancak, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna barış sürecinde ilerleme kaydettiklerini, ancak sonucu görmek için hala erken olduğunu ifade ederek, "Bu karmaşık bir süreç, o kadar da hızlı ilerlemiyor" açıklaması yaptı.
5- Gümüşte rekor üstüne rekor
Gümüşün onsu, uluslararası piyasalarda 56,9 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
6- TCMB: Kredi büyümesi dezenflasyon patikası ile uyumlu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılda iki kez yayımlanan Finansal İstikrar Raporu'nun ikincisini yayımladı.
7- Prof. Dr. Akçiğit: Türkiye’de KOBİ’lerin çokluğu değil, büyük firmaların yokluğu sorun”
Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası’nın bu yılki sahibi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Bloomoberght.com’un sorularını yanıtladı. Akçiğit, ülkedeki şirket yapılarının büyümeye etkisine ilişkin, Türkiye’de KOBİ’lerin çokluğunun değil, büyük firmaların yokluğunun sorgulanması gerektiğini söyledi. Yapay zekaya ilişkin, "Bu tren gerçekten kaçabilir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Akçiğit, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bu büyük teknolojik devrimlerin çok iyi bir fırsat yarattığını, ancak mevcut tartışma ortamının bu fırsatları değerlendirmeye yeterli olmadığını belirtti.