Ruhsat izni verilen daire sayısı son 9 yılın zirvesinde

Türkiye genelinde ilk çeyrekte yapı ruhsatı verilen daire sayısı 2025'in aynı dönemine göre yüzde 37 artarak 232 bin 252'ye çıkarken, bu rakam son 9 yılın en yüksek ocak-mart dönemi verisi olarak kayıtlara geçti.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bu yılın birinci çeyreğine ilişkin açıkladığı yapı izin istatistiklerinden derlediği bilgilere göre, ocak-mart döneminde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 arttı.

Yapı ruhsatı verilen bina sayısı 34 bin 579'a, daire sayısı 232 bin 252'ye, yüz ölçümü ise 44 milyon 406 bin 211 metrekareye yükseldi. Bina sayısında son 5 yılın, daire ve yüz ölçümde ise son 9 yılın zirvesi görüldü. Özellikle önceki yıllarda deprem konutları nedeniyle yaşanan artışa rağmen daire sayısında 2017'den sonraki en yüksek rakamın görülmesi, konut arzını artırmaya yönelik yatırımların hız kazandığına işaret etti.

Bu görünüm, yüksek finansman maliyetleri ve talepteki görece yavaşlamaya rağmen sektörün orta ve uzun vadeli konut ihtiyacını karşılamaya yönelik üretim iştahını koruduğunu ortaya koydu.

"İnşaat maliyetlerindeki sert yükselişler geride kaldı"

Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde üretime yönelik isteğin arttığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapı ruhsatlarında görülen artışlar ve son 9 yılın ilk çeyrek rekoru, öncelikle ertelenen projelerin yeniden devreye alınmasının sonucudur. Son iki yılda yüksek finansman maliyetleri nedeniyle birçok yatırımcı bekleme pozisyonundaydı. Ancak konut arzındaki yetersizlik, büyük şehirlerde devam eden kentsel dönüşüm ihtiyacı ve nüfus artışına bağlı konut talebi üreticileri yeniden harekete geçirdi. Maliyet artışlarının yavaşlaması ve yüksek talep bunda kesinlikle etkili oldu."

Ekiz, son dönemde inşaat maliyetleri artmaya devam etse de önceki yıllardaki sert yükselişlerin geride kaldığını ifade ederek, bu durumun müteahhitlerin önünü daha net görmesini sağladığını, bir projeye başlanırken maliyet hesabının daha öngörülebilir hale gelmesinin yatırım kararlarını hızlandırdığını anlattı.

Üreticilerin ekonomik güvencesindeki artışın da üretim talebine olumlu yansıdığını dile getiren Ekiz, "Özellikle güçlü sermaye yapısına sahip, finansmana erişimi bulunan ve marka değeri yüksek firmaların yatırım iştahı artmış durumda. Ancak bunu sektör geneline yayılmış tam bir rahatlama olarak değerlendirmek doğru olmaz." dedi.

"Önümüzdeki süreçte konut üretiminin daha da artacağını düşünüyoruz"

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik de tüm üreticilerin sahaya indiğini söylemek için henüz erken olsa da ertelenmiş arzın harekete geçtiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hızlanmasının da ruhsat izinlerinde etkisi var. Son yıllarda Kovid-19 ve depremle birlikte sektörümüz inişli-çıkışlı bir dönem yaşadı. Özellikle maliyetlerdeki artış nedeniyle üreticiler bekle-gör politikası izledi, ruhsat alımlarını öteledi. Ancak başta İstanbul olmak üzere ülkemizin deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm zorunluluğu, bu erteleme lüksünü ortadan kaldırdı. Bu yüzden daha kentsel dönüşüm merkezli bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Konuttaki yeni düzenlemelerle birlikte önümüzdeki süreçte konut üretiminin daha da artacağını düşünüyoruz."

Şişik, inşaat maliyetlerinde artık eskisi gibi yüksek artışların değil daha kontrollü rakamların görüldüğünü kaydederek, bu durumun üreticilerin önlerini daha rahat görmelerini sağladığını, konut inşa sürecinde de hızlanma yaşandığını söyledi.

"Kentsel dönüşüme yönelik teşvikler üreticiye güven veriyor"

Hakan Şişik, birçok yeni konut projesinin kendi finansman modelleriyle inşa edildiğini kaydederek, "Finansmana erişimin zor, kredi faizleri yüksek ama ruhsat alımları rekor kırıyor. Buradaki en büyük etken, maliyetlerin sıfırlanması değil, maliyet artış hızının öngörülebilir bir çizgiye oturmuş olmasıdır." diye konuştu.

Yüksek faiz ortamına rağmen nitelikli ve güvenli konut talebinin güçlü şekilde sürdüğüne işaret eden Şişik, "Özellikle kentsel dönüşüm kapsamında geliştirilen kat karşılığı projelerde ve kentsel yenileme alanlarında, finansmanını öz kaynaklarıyla veya alternatif yöntemlerle sağlayabilen üreticiler, bu talebi karşılamak amacıyla hızla ruhsat aşamasına geçti. Yüksek faizlere rağmen maliyetlerdeki görece istikrar ve deprem odaklı güvenli konut talebi, söz konusu rekorun arkasındaki temel itici güçler oldu." ifadelerini kullandı.

Şişik, şu anda mali yapısı güçlü, öz sermayesi yüksek ve kurumsal yapıya sahip üreticilerin ruhsat aldığını ve proje ürettiğini belirterek, "Ayrıca devletimizin kentsel dönüşüme yönelik sağladığı yeni teşvikler, Yarısı Bizden gibi kampanyaların yarattığı ivme ve ruhsat süreçlerinin dijitalleşmesiyle hız kazanması, üreticiye güven veriyor." şeklinde konuştu.